Hayata Dair: 16.11.2019
Süre : 01:29:02 dakika


HEKİMLİK BİR SANATTIR.

"İYİ" doktor olmanın sadece iki şartı vardır:
1- BİLGİLİ olmak (Günceli takip etmek)
2- İLGİLİ olmak (Dinlemek, zaman ayırmak)

Hayatı yaşayarak öğrenmek
Bedeli en ağır öğrenme biçimidir.
Siz öğrencilerim bu bedeli ödemeyin istedim.

Hayatımızı belirleyen TERCİHLERİMİZDİR.

"Yaşamak istediğiniz "hayatla"
"Yaşadığınız" hayat arasında sıkışıp kalmayın.

Hayatın değişmeyen tek bir gerçeği vardır: ÖLÜM

Hayatta "her an" SINAVDAN geçiyoruz.
Ben şu anda bir sınavdayım.
Siz de
Her anın sınavında başarılı olursanız
Anların birikimi olan hayatta da başarılı olursunuz.

Hayatı insana öğreten yaşı değil
Yaşadıklarıdır
İstedim ki sizler hayata "sıfırdan" başlamayın,
Benim bu yaşımdaki tecrübelerimi, siz,
Yaşamadan edinmiş olun.

Hayatta küsmek yok
Pes etmek yok
Sevdiğinizin
Hedefinizin
Amacınızın peşinden gitmek var.

HANGİ işi yaptığınızdan daha önemlisi
O işi EN İYİ YAPAN olup olmadığınızdır
Bunun için de KENDİNİZDEN başka rakibiniz yoktur.

Woman TV: 23.02.2019
Süre : 34:23 dakika


Trigeminal Nevraljinin sebebi bilinmektedir, tedavisi vardır.Bu hastalıkta ilaç almadan, ağrısız yaşamak mümkündür.

 Hastaların aklına ne intihar, ne delirmek gelsin, çünkü çaresi var, ilacı var, ameliyatı var.
Hastalar hiç endişe etmesinler, sebebi geçtiğimiz yüzyıldan bu yana biliniyor ve ben de ilk ameliyatımı geçen yüzyılda yapmışım, 1990 da… Hastam hala hayatta, ağrısı yok, ilaç da almıyor. Son bir buçuk yılda gördüğüm 130 hastadan sadece 9 unu ameliyat ettim, diğerleri ilaçla iyi oldu.
Dişimizin ağrısını beyne ileten sinir aynı sinir, ama hastalık dişde değil, sinirin beyne giren ucunda. Damar, sinirin beyne girdiği noktada bası yapıyor ve beyin ağrıyı diş ağrısı gibi algılıyor.
İğne ile siniri yakma, ameliyat olamayacak hastalara önerilmelidir. Sağlam, kusursuz bir siniri yakmak hoş bir durum değil.
Güvendiğiniz, inandığınız, tecrübeli, bu ameliyatları yıllarca yapmış birine kendinizi emanet edin. Dünyada ameliyattan sonra ağrının tekrar etme oranı %3-10 dur.
Her Trigeminal nevralji ameliyat gerektirmez, çoğu ilaçla iyi olur, yeter ki dozu, veriliş şekli iyi ayarlansın.

TGRT Haber: 23.11.2017
Süre : 2:10 dakika


 Belirtileri oldukça basit ancak hipofiz bezi tümörü tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor.
Büyürse önce görmede azalma devam ederse körlük olabiliyor. Baş ağrıları ve mide bulantısı, daha da büyüdüğünde çok büyük hipofiz tümörleri komaya ve ölüme kadar götürür.
Hipofiz bezi aslında vücuttaki orkestra şefi dengeyi sağlıyor ve büyümeden sorumlu.
Hastanın kulağı da büyüyor, kafası da büyüyor, şapkası küçük geliyor, ayakkabılarının numarası büyüyor ve kalbi de büyüyor, yüzükler dar gelmeye başlıyor.
Vücutta bütün bunları kontrol ediyor bu yüzden dikkat çeken belirtilere yol açıyor kısırlığa da yol açabiliyor.

TGRT Haber: 14.06.2017
Süre : 3:11 dakika


 Journal of Cancer Research dergisinde 2017 de yayınlanan araştırmada "...5 yıldan uzun cep telefonu kullanımlarında, glioma (beyin kanseri) oluşumu artar..." denmiştir.
Child Development dergisinde 2017 de yayınlanan yazıda, "...cep telefonlar RF (radyofrekans) radyasyonu yayarlar. 2011 de Dünya Sağlık Örgütü Kanser Araştırma Merkezi, 30 kilo Hertz - 300 giga Hertz arası non iyonizan RF radyasyon yayan cihazların, kanserden "muhtemelen" sorumlu olduklarını bildirmişti..."
Cep telefonu sadece kanser değil, BAĞIMLILIK, UYKU SORUNLARI, DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI, DİKKAT EKSİKLİĞİ açısından da sorunlara neden olabilir.

Günaydın Doktor: 09.06.2017
Süre : 12:18 dakika


 Beyin tümörleri her yaşta görülebilir, hatta çocuklarda, anne karnında büyümeye başlayan tümörleri, çocuk doğar-doğmaz, hayatının ilk günü ameliyatla çıkarmak gerekebilir.
Beyin tümörleri kafatası içinde büyüyerek beyin üzerine baskı yaparlar. Tümörler bulundukları bölgeye ve baskı altında tuttukları beyin alanına göre baş ağrısı, körlük, sağırlık, felç gibi şikâyetlere neden olurlar.
İstanbul’da her yıl kabaca 1200 kişide yeni beyin tümörü ortaya çıkmaktadır.
Beyin tümörleri iyi huylu veya kötü huylu olabilirler. İyi huylu tümörler kanser değildirler, yani başka organlara yayılmazlar, sadece oldukları yerde büyürler ve tamamen çıkarıldıklarında da tekrarlamazlar. Kanserler ise büyüdükçe beyinin içine yayılırlar, damarları, sinirleri kuşatır, ezer, sıkıştırırlar, tamamen çıkarılsalar bile tekrarlarlar. Beyin tümörlerinin yarısına yakını iyi huylu tümör ve kistlerden oluşur.
Ameliyat ettiğimiz hastalarımıza sosyal medyadan ulaşmak artık çok kolay, bu anlattıklarımızın ne kadar doğru olduğunu onlar da onaylayacaklardır.
Ameliyatta hedef tümörün tamamını çıkartmaktır. Ancak cerrahın ameliyatta durma imkanı da vardır, örneğin eğer tümörün yapışık olduğu damar kopacaksa ve hasta da bundan zarar görecekse, cerrah o küçük parçayı bırakabilir, bırakılan küçük parçaya daha sonra ışın tedavisi yapılır.
Araknoid kistler özellikle büyüme çağındaki çocuklarda beyine uzun süreli bası yaparak öğrenme, hafıza, dikkat güçlüğüne neden olur, okul başarısını kötü yönde etkilerse, ameliyat edilirler.
Benim işim ameliyatta bitmez, hastanın ameliyat sonrasının yönetimi de cerrahın idaresindedir. Eğer hasta cerrahına güveniyorsa kararları ona bırakır ve dediklerini yapar, yok eğer cerraha güvenmiyorsa bu uzun yolculuğa onunla çıkması doğru değildir.

Sağlığım İçin Her Şey: 26.12.2015
Süre : 18:27 dakika


Beyin tümörlerinde ameliyat olmamak, ameliyat olmaktan daha tehlikelidir....
Hiç bir hastalık kendi kendine geçmez. Tedavi edilmeyen bütün hastalıklar ileride çok daha büyük sorunlar açar....
Bazı tümörleri ya ameliyat etmeden takip ediyoruz, ya da 'radyocerrahi' ile beyni açmadan ışınla küçültüyor veya büyümesini durduruyoruz....

Doktorunuz Diyorki: 18.12.2014
Süre : 43:19 dakika

Doktorunuz Diyorki: 11.12.2014
Süre : 44:34 dakika

Doktorunuz Diyorki: 04.12.2014
Süre : 44:27 dakika

Doktorunuz Diyorki: 27.11.2014
Süre : 42:39 dakika

Sağlıklı Bilgilen:
Beyin Tümörlerinde Tedavi

Süre : 40:33 dakika


 Beyin kanserlerinin nedenlerden biri vücudun savunma sisteminin zayıflamasıdır.
Üzüntüde, stresde kortizon salgısı artar, bu da savunma sistemini zayıflatır.
Bulgu vermeden teşhis edilen beyin kanserleri çok azdır.
Baş ağrılarının çok küçük bir bölümü beyin tümörlerine bağlıdır.
Hastayı dinlemek teşhisin yarısıdır. Sonra muayene yapılır, en sonra da röntgenlere bakılır.
Beyin kanserlerinde cerrahi, ömrü uzatmaya ve yaşam kalitesini düzeltmeye yöneliktir, kesin tedavi değildir.
Meningiomalardan sorumlu 4 yeni geni Bahçeşehir Üniversitesi Beyin Cerrahisi ekibi buldu.
Tansiyon yükseldiğinde beyinin beslenmesi bozulur.
Iyi huylu tümör çıkartılınca tekrarlamaz, kötü huylu kanser ise ya tekrarlar, ya da vücuda yayılır.

Baş Ağrılarında İlk Neden Tümör Değildir:
Süre : 59:27 dakika


 Felç beyine kan getiren damarların daralma, tıkanma ya da kanamasına bağlıdır.
Sigara, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı felcin en önemli sebebidir.
Her beyin kanaması cerrahiyi gerektirmez. Ameliyatı önerirken kar/risk hesabını yaparız.
Türk tıbbı artık avrupanın çok ötesindedir, her türlü sorunun üstesinden gelebiliyoruz.
Biz beyin cerrahları her beli ağrıyanı ameliyat etmiyoruz. Ben bir çok hastamı ilaçlarla tedavi ediyorum.
Siyatik ağrılarının sadece % 5-10'u ameliyat edilir, bu gruba girenler ameliyat olmazlarsa şifa bulamazlar, şükür ki biz varız.
Bel fıtıklarında komplikasyon ve tekrarlama oranı sadece % 10'dur.
Arkamda 30 yıllık beyin cerrahi geçmişim var. Hekiminizi çok araştırın, inceleyin, ondan sonra da hekiminize güvenin. Her hasta bizim için bir sınavdır.
Hastalar ve doktorlar aynı taraftayız, hastalık ise bizim karşımızda.
Beraberce ortak düşman olan hastalığa karşı savaşıyoruz.
Baş ağrılarında ilk neden beyin tümörleri değildir.
Çocuklarda ise baş ağrısında migren ilk sırada değildir.
Annelerin gözlemleri çok kıymetlidir.

Bel Fıtıklarının Hepsini Ameliyat Etmiyoruz
Süre : 24:01 dakika


 Bel fıtığı bel kemiğini oluşturan omurların arasındaki kıkırdağın yerinden çıkmasıdır.
Her bel ağrısının nedeni bel fıtığı değildir.
İyi bir muayene ile hangi sinirin sıkıştığını anlayabiliriz.
Ağrı yapmayan bel fıtığı çok nadirdir.
Ameliyattan sonra felç olma ihtimali sadece % 2 dir.
Bel kemiğindeki bütün fıtıkları ameliyat etmemiz gerekmez.
Bacağa vuran ağrılar ilaç ve fizik tedavi ile geçmezse ameliyat önerilir, önce ameliyat dışı her türlü tedavi denenmelidir.
Bel fıtığının ameliyattan sonra tekrarlama oranı sadece % 10 dur.
Hiç bir hastalık kendi kendine geçmez, tedavi edilmeyen bir hastalık daha büyük sorunlara neden olur.
Ameliyattan 4 saat sonra hastaları kaldırıp yürütüyoruz, ertesi gün de evine yolluyoruz.

Boyun Fıtıklarında Ameliyat Çok İyi Sonuçlar Verir
Süre : 23:54 dakika


 Bel fıtıklarında kalçadan bacağa inen elektrik çarpması gibi bir ağrı vardır.
Bel kaymasında önce ezilmiş sinir rahatlatılır, sonra da platin diye bilinen titanyum vidalar yerleştirilir.
Boyun fıtıklarında ense, omuz ve kollarda ağrı olur.
Boyun ve kol ağrılarının sebepleri arasında kanserlerin oranı çok azdır.
Bir hafta, 10 gün önce başlayan ağrılarda hemen ameliyat yapılmaz.
Felç yoksa, sadece ağrı varsa, diğer tedaviler tüketilmeden ameliyat yapılmaz.
Bel fıtıklarında ilaçla beraber yatak istirahati, boyun fıtıklarında ise bir hafta boyunluk veririz.
Boyun fıtıklarında ameliyat başarı oranları, bel fıtıklarından daha yüksektir.
Ameliyat kararını hastanın kendisi verir, biz sadece hastalığı anlatırız, tedavi ve ameliyat hakkında bilgi veririz.
Ücretsiz danışma için kayakilic@beyinomurga.com adresine e-posta atabilirsiniz.
Bel ve boyun fıtık ameliyatları korkulacak ameliyatlar değildir.
Bel ve boyun fıtıkları iyi sonuç aldığımız, yüzümüzü güldüren hastalıklardır.
Bize Hollanda’dan, İngiltere’den hastalar gelip ameliyat oluyorlarsa bu Türk tıbbının başarısıdır.

Beyinde Ulaşamadığımız Yer Yok
Süre : 28:03 dakika


 Kanser araştırmalarında kullanılan farelere narkoz verilir, acı çekmezler.
Kanser, hastanın damarlarından beslenir, onu öldürdüğünde kendisi de ölür. Içinden çıktığı vücuda ihanet eden kanser, her hain gibi sonunda kendisini de öldürmüş olur.
Ameliyat esnasında kaybettiğim hasta hiç olmadı.
Sigara kanserin en önemli nedenlerinden biridir.
Hipofiz tümörlerini burun deliğinden girerek çıkartıyoruz.
Baş ağrısının en sık nedeni tümör değil, stres ve yüksek tansiyondur, beyin tümörlerinde baş ağrısı devamlıdır.
Vücudumuzda normal dışı bir şey hissettiğimizde hemen uzmanına danışmalıyız.
Yüzeysel, küçük ve kanlanması az tümörlerin cerrahisi daha kolaydır.

Baş Ağrıları
Süre : 46:12 dakika


 Ağrı alarmdır, bazı işlerin yolunda gitmediğini, bir sıkıntının olduğunu gösterir, bu açıdan faydalıdır. Ağrınız varsa hekime danışın, komşunuza değil. Hiçbir hekim hastasına “bu kadar basit bir nedenden dolayı bana gelinir mi?” demez.
Baş ağrılarının çoğu strese bağlıdır. Göz, kulak gibi başta bulunan bütün organlar baş ağrısı nedeni olabilirler.
Tamamen çıkartıldığında bir daha nüks etmeyen, başka bir bölgeye yayılmayan tümörler “iyi huylu” diye adlandırılır. İyi huylu bir tümör de zamanla kanserleşebilir. Beyin tümörlerinin önemli bir kısmı akciğer, meme, kalın barsak veya prostattan beyine atlamış tümörlerdir.
Artık Dünyada sigara içenler maalesef ikinci sınıf vatandaşlar, kendi sağlığına dikkat etmeyen, acınarak bakılan insanlar olarak kabul ediliyorlar. Bizim en önemli varlığımız “bedenimizdir”. Bir insanın zekası, aklı, tüm yatırımları önce kendi sağlığını korumaya yönelik olarak kullanılmalıdır. Davranışlarımıza dikkat ederek bir çok hastalığın çok uzağında kalabilir, ömrümüzün son anlarına kadar sağlık içinde yaşar, doktorlara da hiç muhtaç olmayabiliriz.
Sağlık Bakanlığının görevi sağlığı korumaktır, “Hastalık Bakanlığı” yoktur.
Şükür ki tüm bel ağrıları bel fıtığına bağlı değildir ve şükür ki bel fıtıklarının hepsi ameliyat gerektirmemektedir. Tüm tedaviler denendikten, ilaç ve istirahat, fizik tedavi yapıldıktan sonra bel ve bacak ağrıları geçmiyor ise, belki o zaman bel fıtığını ameliyat etmesi için beyin cerrahına sıra gelmiştir. Biz beyin cerrahları bel ve bacak ağrısı olan hastaların %5 ila %10 kadarını ameliyat etmekteyiz.

Yaz Tatillerinde Sağlık Tehditleri
Süre : 20:19 dakika


 Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı Prof.Dr.Kaya KILIÇ : Eğer omurilik ezilmiş, zedelenmişse, maalesef Dünyanın ulaştığı üstün tıp teknolojisi bile henüz bu tür yaralanmaları tedavi edecek düzeyde değil.
Tatil amacıyla sahil beldelerine giden genç insanlar, derinliğini bilmedikleri sığ sulara balıklama atlayıp boyun kemiklerini, omuriliklerini yaralayabiliyorlar. Omurilik yaralandığında ödem olur, şişer, su toplar, bunun için de kortizon veririz. Kortizon yan etkileri bilinen bir ilaçtır, ancak böyle durumlarda hayat kurtarır, felci önleyebilir.
Boyun kemikleriyle ilgili her türlü ameliyatları yapabiliyor, vidaları, çivileri takabiliyoruz, ancak omurların içinden geçen omurilik yaralanmalarında yapabildiklerimiz sınırlı. Kök hücre çalışmaları bu amaçla bütün Dünyada yoğun bir şekilde sürdürülüyor. Kök hücresinin insanda genel kabul görmüş, standart bir tedavi halini almış uygulaması maalesef henüz yok. Hayvan deneyleri aşamasında olan bu uygulamaları insanda deneyenler, kalıcı, uzun vadeli olumlu bir sonuç alabilmiş değiller. Keşke böyle bir tedavi olsa, ben de hemen kök hücre tedavisini yarın uygularım. Mensubu bulunduğum Bahçeşehir Üniversitesinde de kök hücre çalışmaları ilgimizi çekiyor. Hedef, sinir sistemindeki kopukluğu giderecek “yamayı” yapmak, 3-5 aydan daha fazla yaşamasını sağlamak.
Vücudumuza hak ettiği özeni göstermiyoruz. Tüm canlıların hedefi “varlığını devam ettirmek”tir. İnsanlar “yüksek adrenalin, heyecan arayışı” diyor, kendi vücudunu riske atıyor ve bazen ömür boyu süren pişmanlıklara neden oluyorlar. Omurilik, solunum, dolaşım merkezlerinin bulunduğu beyin ile, solunum organı olan akciğer ve dolaşım organı olan kalp arasında bağlantıyı sağlayan kalın bir iletişim kablosu gibidir. Koptuğunda, ani kalp veya solunum durmasından hasta vefat edebilir ya da ömrünün sonuna kadar solunum cihazına bağımlı olarak yaşamak zorunda kalabilir.
Güneş çarpmasında vücut su kaybeder, beyinde ise ödem olur, baş ağrısı, bulantı-kusma ortaya çıkar. Zorunluluk yoksa öğle sıcağında dışarı çıkılmamalıdır.
Sigara ve diyabet sağlığımıza en büyük 2 tehdittir. Her ikisi de küçük damarları tahrip ederek beyne çok ciddi zararlar verirler.

Sağlıklı Bilgilen:
Doğumsal Omurilik Hastalıkları

Süre : 1:04:58 dakika


 Spina Bifida, omurganın gebelikte kapanmaması, içindeki omurilik ve kılıflarının bir kese şeklinde dışarıda olacak şekilde çocuğun doğmasıdır.
Hastalık, gebeliğin 24. – 28. gününde, embriyo 3-4 mm iken yani daha anne adayı gebe olduğunu bile bilmiyorken meydana gelir.
Annenin, gebeliğin ilk ayında viral enfeksiyon geçirmesi, röntgen çektirmesi, annenin antiepileptik ilaçlar kullanması, diyabet nedeniyle insülin alması, yetersiz beslenmesi, bu hastalığın sebeplerinden en önemlileridir.
Gebe kalmayı, çocuk yapmayı planlamak, anne olmaya hazırlanmak gerekir: Spina Bifida gibi doğumsal anomalileri %70 oranında azaltmak için, Folik Asit almaya cinsel birleşmeden 2 ay önce başlamak ve her gün 0,4 mg almak gerekir.
Gebe takibinde yapılan ultrason tetkiklerinde bu hastalık 14. haftadan itibaren görüntülenebilmektedir.
Kök hücre tedavisi henüz istenilen seviyeye gelmiş değildir, şu anda çalışmalar deneysel düzeydedir. Uluslararası kabul görmüş bir tedavi halini aldığında biz de bunu uygulamaya başlarız.
Yapışık omurilik cerrahisinden sonra “tekrar yapışma” olmaması için biz cerrahlar çok çaba sarf ederiz, ancak bu “tekrar yapışma” her şeye rağmen ortaya çıkabilir. Tekrar yapışmada, ürodinami ile yapılan idrar kesesi basınç ölçümleri bozuk çıkar, çocuk bel ve bacak ağrıları duyar, ayak-bacak-sırtta eğrilikler görülür, bacaklarda güçsüzlük olur, idrarını tutamamaya başlar. Sadece MR görüntüsü ameliyat kararı için yeterli değildir, bu şikayetlerin de araştırılması gerekir.
Lipomyelomeningosel ameliyatlarında artık CO2 lazer ve nöromonitörizasyon kullanıyoruz, böylece ameliyat sonuçlarının daha iyi olmasını amaçlıyoruz.
Spina Bifidada ölüm, üriner enfeksiyona, böbrek yetmezliğine, shunt komplikasyonuna, menenjit gibi nedenlere bağlıdır.

Kanal D Doktorum Programı
Süre : 33:18 dakika

Sağlıklı Bilgilen:
Hipofiz Tümörleri

Süre : 40:24 dakika